hamzacebi-davut-harikalar-diyarinda-gibi-542958187e1f6

Hamzaçebi: Davut Harikalar Diyarı’nda Gibi…

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun atama ile gelmiş biri olduğunu belirterek “O nedenle efendisinin vermiş olduğu görevi yerine getiriyor. Efendisine şükran duyguları içerisinde. Onun bulaşmış olduğu bütün yolsuzlukları ört bas etmeyi kendine ana görevi sayıyor. ‘Davut Harikalar Diyarı’nda gibi bir başbakanlık yapıyor.” dedi.

Meclis’te basın toplantısı düzenleyen Hamzaçebi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun CHP’ye yönelik sözlerini eleştirdi. Türkiye’nin aydın, entellektüel bir başbakana sahip olmasından mutlu olacaklarını belirten Hamzaçebi, Davutoğlu’nun aydın, entellektüel tanımını hak eden bir kişi olmadığını ifade etti.

Davutoğlu’nun 17 Aralık’ın hükümete yönelik bir darbe teşebbüsü olduğunu söylediğini hatırlatan Hamzaçebi, dolarlar, Eurolar olduğunu, bunun bir yana bırakılıp darbe teşebbüsü olduğunun söylendiğini kaydetti. Davutoğlu’nun bilgisini, uzmanlığını, birikimini siyasi mücadele, halkın mücadele alanında değil de yolsuzlukları örtme alanında kullandığını dile getiren Hamzaçebi, “Buna şaşırmıyorum. Çünkü atama ile gelmiş birisi. Eskiden kontenjan senatörleri vardı, kendisi kontenjan başbakanı. O nedenle efendisinin vermiş olduğu görevi yerine getiriyor. Efendisine şükran duyguları içerisinde. Onun bulaşmış olduğu bütün yolsuzlukları ört bas etmeyi kendine ana görevi sayıyor. Böyle bir kişiye aydın, entellektüel dersek bu kelimelere yazık etmiş oluruz.”

Davutoğlu’nun Gezi hareketini de hükümete karşı darbe teşebbüsü olarak değerlendirdiğini anlatan Hamzaçebi, bu değerlendirmenin çağdaşlıktan uzak, özgürlük karşıtı bir tutum olduğuna dikkat çekti. Davutoğlu’nun özgürlük karşıtı bir Başbakan olduğunu savunan Hamzaçebi, Davutoğlu’ndan demokrat ve özgürlükçü bir başbakan olmayacağını vurguladı. “O, efendisinin kendisine çizmiş olduğu, belirlemiş olduğu siyaset alanı içerisinde ‘Davut Harikalar Diyarı’nda gibi bir başbakanlık yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Ahmet Davutoğlu’nun dünya kadar sorun varken Samsun’dan CHP’ye laf yetiştirmeye çalıştığını dile getiren Hamzaçebi, aynaya baktığı zaman IŞİD’e terör örgütü diyemeyen bir kişi göreceğini kaydetti. CHP’nin tutumunun başörtüsü sorununun aşılmasında önemli olduğunu ifade eden Hamzaçebi, partinin net tutumu sebebiyle sorunun aşıldığını kaydetti. Bunu da herkesin bildiğini dile getirdi.

Irak ve Suriye tezkerelerine ilişkin bir soruya Hamzaçebi, tezkerenin henüz Meclis’e gelmediğini hatırlattı. Yeni bir içeriğe sahip olacağının ifade edildiğini belirten Hamzaçebi, “IŞİD bir terör örgütü olarak tanımlanacak mı; bunu bilmiyoruz. Tezkere geldiğinde bunu daha iyi değerlendirme imkanı olacak. Türkiye bölge ülkesi. Suriye ve Irak’a komşu ülkeyiz. Yüzyıllardır birlikte yaşıyoruz. Karadan askeri hareketin bir parçası olarak olarak harekete kalkıştığı zaman bunun gelecek dönemlerde bölge siyasetine olumsuz etkisi olacaktır. Koalisyon gidecek ama Türkiye burada kalacak. Ama Türkiye gelişmelere seyirci kalamaz ama askeri hareket, işin olmaması gereken boyutudur. Bunun dışında uluslararası hangi destek gerekiyorsa verilebilir.” şeklinde konuştu.

Başörtüsüyle ilgili bir soruya da Hamzaçebi, konuyu yargıya taşımayacaklarını belirterek herkesin istediği kıyafeti giyebileceğinin altını çizdi. İktidarın başörtüsü etrafında kutuplaşma, saflaşma ile Türkiye’yi seçime götürmek istediğini dile getiren Hamzaçebi, “Biz hükümete bu fırsatı vermeyeceğiz. Hangi gerekçe ile olursa olsun örtünmelerine saygı duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın PKK-IŞİD kıyaslamasıyla ilgili sözlerini samimi bulmadığını vurgulayan Hamzaçebi, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın açıklamaları konusunda ise “Abdullah Öcalan’ı muhatap aldı, şimdi Kandil’i muhatap alıyor. Bu değerlendirme için Sayın Akdoğan’ı kutlamak lazım.” dedi. CİHAN

cumhurbaskani-yargilanir-mi-54293b9345519

Cumhurbaşkanı YARGILANIR MI?

Erdoğan’ın Köşk’e çıkmasından sonra iki araştırma yaptıran Meclis Başkanlığı, devlet başkanlarının cezai ve hukuki sorumluluğunu dünya örnekleriyle inceledi. Köşk’ün sorumluluğu Türk hukukuna göre de araştırıldı.

TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, Erdoğan’ın Köşk’e çıkmasından sonra benzer konularda iki ayrı araştırmaya imza attı. Devlet başkanlarının hukuki ve cezai sorumluluğunu dünya örnekleriyle inceleyen TBMM, bir başka araştırmayla da Türk hukukuna göre Cumhurbaşkanı’nın sorumluluklarını irdeledi. Güncel tartışmalara denk düşen iki araştırma, milletvekillerinin incelemesine sunuldu.

17/25 Aralık soruşturmalarından sonra Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasıyla hukuki ve cezai sorumluluğunun tartışıldığı bu dönemde yapılan iki ayrı araştırma, “Türk hukukunda Cumhurbaşkanın hukuki sorumluluğu” ile “Devlet Başkanlarının Sorumluluğu” adını taşıyor. Dünya örneklerinin de araştırıldığı çalışmaya göre Erdoğan’ın göreviyle ilgili suçlarından ötürü cezai sorumluluğu yok. Gerçek bir kişi olarak ise göreviyle ilgili olmayan eylem ve işlemlerinden dolayı hukuki sorumluluğu tam.

SEÇİLMEDEN ÖNCEKİ SUÇLARI

Araştırmada Cumhurbaşkanı’nın seçilmeden önceki görevi ile ilgili işlediği suçlara ve bunun dışındaki suçlara özel bir yer ayırarak şu hukuki değerlendirme yapıldı:

“Cumhurbaşkanının seçilmeden önceki görevi ile ilgili işlenen suçları bakımından önceki görevinin gerektirdiği soruşturma ve kovuşturma yöntemleri uygulanacaktır. Ancak Cumhurbaşkanı seçilmeden önce bakan veya başbakanlık görevinde bulunuyorsa, o dönemle ilişkili suçların soruşturulması TBMM İçtüzüğü’nün 107/1 maddesi uyarınca, üye tamsayısının en az onda birinin vereceği bir önerge ile Anayasanın 100’üncü maddesinde ‘Meclis Soruşturması’ başlığı ile düzenlenen yöntemle yapılabilecektir. Kural olarak, cumhurbaşkanının göreviyle ilgili suçlarından ötürü cezai sorumluluğu yoktur. Bu kuralın tek istisnası cumhurbaşkanının vatana ihanetle suçlanmasıdır.”

Diğer incelemede ise “Çalışmada devlet başkanlarının siyasi sorumluluğu konusuna girilmemiş; sadece kişisel suçlarından dolayı sorumlu tutulup tutulmadıkları ele alınmıştır. Çalışmada ayrıca, devlet başkanları kişisel suçlardan dolayı sorumlu tutuluyorlarsa bunun cezai ve hukuki sorumluluğu kapsayıp kapsamadığı, kapsıyorsa genel hükümlerin mi uygulandığı yoksa onlara özel düzenlemeler mi olduğu gibi sorulara da cevap verilmeye çalışılmıştır” dendi.

Taraf

chpli-bekaroglundan-basortu-aciklamasi-542901d30959a

CHP’li Bekaroğlu’ndan Başörtü Açıklaması

CNN Türk televizyonunda katıldığı haber programında gündeme ilişkin konuları değerlendiren Bekaroğlu, ortaöğretime getirilen başörtüsü serbestisi tartışmasına değindi.

Geçtiğimiz günlerde CHP’li vekiller, AKP’nin başörtüsü üzerinden rant sağladığını gerekçe göstererek ortaöğretimdeki başörtüsü serbestini eleştirmişlerdi. Mehmet Bekaroğlu ise tartışmalara son noktayı koydu.

Eğitimdeki sorunlara dikkat çeken Bekaroğlu, “Eğitimin bu kadar sıkıntısı varken, öğretmenlerin bu kadar derdi dururken, İstanbul’da 60-70 kişilik sınıflar varken hâlâ türban konusunun konuşulması talihsizliktir. CHP bir daha bu şekilde böyle bir tartışmanın içinde olmayacak. Bunun aracı olmayacaktır. Böyle bir tartışmaya da CHP girmeyecektir Ortaokullarda bir başörtüsü tartışmasını abes, saçma buluyorum. Türkiye buraya bir daha kilitlenmesin. Eğitimin kalitesini masaya yatırsınlar.” diye konuştu
 

kurtulmustan-tatisilacak-hsyk-yorumu-5428141158d91

Kurtulmuş’tan Tatışılacak HSYK Yorumu

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, HSYK seçimlerini bazı çevrelerin, “hükümete karşı operasyonun bir aracı” olarak gördüğünü öne sürerek, “Yargı bağımsız olacaktır ama yargının bağımsız olması demek, millet iradesinin dışına çıkacağı anlamına gelmez. Biz yargının, yürütmenin, yasamanın birbirinden ayrı olması, bağımsız olması ama hepsinin üstünde de milli iradenin olması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Kurtulmuş, Türk Dil Kurumu tarafından düzenlenen 26 Eylül Dil Bayramı etkinliğinde yaptığı açıklamalarda, “Herkesin kendi bulunduğu konuma göre değil, demokrasinin temel kurallarına göre meseleyi düşünmesi lazım. Evet, yargı bağımsız olacaktır ama yargının bağımsız olması demek, millet iradesinin dışına çıkacağı anlamına gelmez. Biz yargının, yürütmenin, yasamanın birbirinden ayrı olması, bağımsız olması ama hepsinin üstünde de milli iradenin olması gerektiğine inanıyoruz. Milli iradeyi yok sayarak, Türkiye’nin bu üç temel kurumunun hiçbiri yapılandırılamaz, hiçbiri bu şekilde yoluna devam edemez. Dolayısıyla, HSYK seçimlerinden sonra durum tekrar gözden geçirilir” ifadelerini kullandı.

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, seçim sonuçlarına ilişkin “İstediğimiz gibi çıkmazsa gayrimeşru sayarız” ifadelerini kullanırken, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ise, HSYK’nın yapısını yeni bir anayasa referandumu ile değiştirebileceklerinin sinyalini vermişti.

bbpli-dogan-ulkede-insanlar-allahin-selamini-vermeye-korkar-hale-geldi-5428140de92a0

Bbp’li Doğan: Ülkede İnsanlar Allah’ın Selamını Vermeye Korkar Hale Geldi

Büyük Birlik Partisi (BBP) Antalya İl Başkanı Ramazan Doğan, siyasi iktidarın, son 11 aydır ayrıştırma, kutuplaştırma ve ötekileştirici söylemleriyle insanların, birbirine Allah’ın selamını vermekten çekinir hale geldiğini söyledi. Doğan, “Bu siyasi iktidar insanları öyle bir ayrıştırdı ki Allah’ın selamını birbirine vermeye korkar hale geldi. Esnafın, ziyaretimizde, korkudan fişlenirim korkusu ile selamımızı almaktan korkması ülke adına üzüntü ve kaygı verici.” dedi.

Manavgat’ta, BBP Manavgat İlçe Başkanı Mehmet Çayır ile birlikte basın açıklaması yapan İl Başkanı Ramazan Doğan, ‘Türkiye’yi ileri demokrasi seviyesine çıkaracağız’ diyerek, 12 Eylül anayasa değişikliği referandumunda halktan yüzde 58’le oy alanların, 4 yılın sonunda ülkeyi totaliter bir rejime dönüştürdüğünü savundu. Doğan, iktidarın, bir an önce kendisi gibi düşünmeyen herkesi yok etmekten vazgeçmesi gerektiğini kaydetti.

Siyasi iktidarın, polislerle başlattığı toplumda sindirme operasyonunu, milli eğitimde kendisi gibi düşünmeyen okul müdürlerini yandaş sendika eliyle tasfiye ettiğinin altını çizen Doğan, iktidarın esas hedefinin, rotasyonla öğretmenleri ‘sendensin, bendensin’ diyerek ayrıştırma ve ötekileştirme ile kendi kadrosunu oluşturacağını iddia etti. Doğan, Manavgat’ta bir sendikaya üye olan 11 okul müdürünün, görevden alınarak yerine yandaş sendikaya üye öğretmenlerin atanmasının milli eğitimde kadrolaşmaya en iyi örnek olduğunu söyledi.

Cumhuriyet tarihinde toplumu ayrıştırma adına aleni fişleme yapan bir siyasi iktidarın olmadığını belirten Doğan, “AK Parti iktidarı, 12 yıl içinde toplumda insanlar arası kutuplaştırmayı en üst noktaya çıkardı. İnsanlar birbirine selam vermeye korkar hale geldi. İktidar, toplum üzerinde korku imparatorluğu kuruyor. Bunun adı diktatörlüktür. Ülkemiz, bu zulmü kaldıramaz. Toplum fişlenerek ötekileştiriliyor.” diye konuştu.

Ülkede 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası yürütme eliyle yargının kuşatma altına alındığını belirten Doğan, AK Parti Grup Başkan Vekili Mahir Ünal’ın, ‘HSYK seçimlerini kazanamazsak gayrimeşru sayarız’ sözünün, yargının kuşatma altında olduğunu açık ve net bir göstergesi olduğunu kaydetti.

İktidardan, bir önce yargıdan elini çekmesini istediklerini belirten Doğan, “Ülkemizde maalesef 11 aydır yürütme eliyle kuşatma altındadır. HSYK adeta Adalet Bakanlığı’nın bir memuriyeti haline gelmiştir. Kuşatma altında olan yargıda o ülkenin insanları huzur ve güvence altında olmaz. Ey AK Parti iktidarı, bu millete zulüm ediyorsunuz. Yargının üzerinden elini çekin.” ifadesini kullandı.

Doğan, Suriye sınırında yaşanan sorunların yegane sorumlusunun Başbakan Ahmet Davutoğlu olduğunu, dişişleri bakanı olduğu dönemde ‘komşularla sıfır politika’ diyerek komşularla kavgalı ülke hale gelindiğini ifade etti.

CİHAN

karsli-bu-memlekette-en-cok-hukuk-ihlal-ediliyor-5428140c849cc

Karslı: Bu Memlekette En Çok Hukuk İhlal Ediliyor

Merkez Parti (MEP) Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, Türkiye’de en çok hukukun ihlal edildiğini söyledi.

Erzurum Barosu’nda gazetecilerle bir araya gelen Merkez Parti Genel Başkanı Karslı, parti olarak bir hukukçular ordusu kurduklarını ifade etti. Karslı, “Merkez Parti olarak başlattığımız bir faaliyet var. Biz bir hukukçular ordusu kuruyoruz. Neden mi? Çünkü bu memlekette en çok hukuk ihlal ediliyor. Ne demek bu hukukçular ordusu? Evvela partinin genel merkezinde sonra il merkezlerinde ve her ilçe merkezinde derdinizi anlatacağınız bir hukukçu arkadaşımızı bulacaksınız.” dedi.

Merkez Parti olarak iktidara gelmeden icraat yapmaya başladıklarını dile getiren Karslı, “Erzurum’da da özellikle konut sektöründe usulsüzlükler yapılmaktadır, bina yapılırken devletle müteahhitler kapı kapı dolaşarak icraat yapmışlar sonra da millet perişan olmuş. Erzurum’da da yeni kurduğumuz partinin il merkezinde hukukçu arkadaşlarımız var. Kimin derdi varsa katiyen siyaset unsuru olarak düşünmüyoruz, biz hukukçuyuz diyoruz. Evvela her şeyin bir zekatı sadakası var, biz de ilmimizin zekatını sadakasını vermek istiyoruz, her dertli arkadaşımızın derdini dinlemek istiyoruz.” diye konuştu.

‘ERZURUM SANKİ YENİ HARPTEN ÇIKMIŞ BİR ŞEHİR GİBİ’

Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, bir Erzurumlu olarak şehrin görüntüsünün kendisini çok üzdüğünü söyledi. Erzurum’un caddelerini, mahallelerini, camilerini gezdiğini belirten Karslı, şöyle konuştu: “Erzurum sanki Suriye’nin bir şehri yeni harpten çıkmış gibi yıkık binalar, doğru dürüş tamir edilmemiş yollar Erzurum şehir olarak böyle bir şeye layık değil. Çünkü kaç yıldan beri iktidarın tarafında olanların yanında olan bir şehir Erzurum. Büyükşehir belediye başkanı olarak AKP iktidarı tarafından yönetildi. Şu an 6 milletvekili var, 5 tanesi AKP milletvekili ve bu iktidar döneminde en az 1 tane bakan vardı, buna rağmen böyle bir görüntü Erzurum’a yakışmıyor. Erzurum’da yaşayanlar belki göremeyebilirler ama dışarıdan bir bunu daha iyi görür.”

‘İNSAFINIZ VARSA APO’YU BÖĞÜRTEREK BU MEMLEKETTEN ÇIKARIN’

Abdurrahim Karslı 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarına da değindi. 17 ve 25 Aralık’ın paralel yapının iktidarı alaşağı etmek için yaptığı bir operasyon olduğunun gerçeği yansıtmadığını aktardı.

PKK terör örgütünün Güneydoğu’da susmamasının sebeplerini sıralayan Karslı en önemli nedenin usulsüz kara para sirkülasyonu olduğunu ve bunun içinde hükümetin de olduğunu iddia etti. Keten ve kenevir tarlalarının hükümetten izinsiz ekilemeyeceğini ifade eden Karslı sözlerini şöyle sürdürdü: “PKK, keten kenevir tarlalarını hükümetten izinsiz ekemez. Onlar sadece komisyonunu alır, bütün bunların içinde hükümet de var, bu mutlaka sorulmalı. Yıllardır hükümetle beraber çalıştıkları İdris Naim Şahin neden kötü adam oldu? Bu işlerde hükümetle beraber iş tutmadığı için. Bir şeye daha üzülüyorum; şu an bizim hükümetimizdeki Erzurumlular bu işlerin tetikçiliğini yapıyorlar, delilleri yok etmek için çalışıyorlar. Bunu halkın insafına bırakıyorum. Böğürte böğürte bilmem kimleri buradan çıkaracağız diyenler, insafınız varsa Apo’yu ve teröristleri böğürterek bu memleketten çıkarın, hayatını bir şeylere vakfetmiş insanlara değil.” CİHAN

bakan-celik-turkiye-siginak-denilebilecek-bir-ulke-5428140801638

Bakan Çelik: Türkiye ‘Sığınak’ Denilebilecek Bir Ülke

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye’nin ‘sığınak’ denilebilecek bir ülke haline geldiğini söyledi.

Bakan Faruk Çelik, dün Suruç İlçesi’ne yaptığı ziyaretin ardından bugün Şanlıurfa Polisevi’nde basın toplantısı düzenledi. AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Seyit Eyüpoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Celallettin Güvenç’in de katıldığı toplantıda konuşan Bakan Çelik, Türkiye’nin sığınmacılara kucak açtığını hatırlattı. Bakan Çelik, Kobani’den gelen Suriyelilerin rahat ortamda ağırlanması için ellerinden gelen tüm imkanları seferber ettiklerini belirterek şöyle konuştu:

“IŞİD’in saldırıları sonucu yaklaşık 160 bin Kobanili Kürt kardeşimiz Türkiye sınırları içerisinde girmek zorunda kalmıştır. Yaklaşık 10 yerden giriş yapan Kobanililer bugün itibariyle yalnız Yumurtalık’tan giriş ve çıkış yapabilmektedirler. Şimdi karşı tarafta terörist saldırısı sonucunda can derdine düşen Kobanili Kürt kardeşlerimiz vardı. Tabi ki onların bu saldırılar sonucunda sığınacağı yer, nasıl ki Arap kardeşlerimiz Türkiye’ye sığındılarsa, Yezidiler Türkiye’ye sığındılarsa, Kobanililer de Türkiye’ye geleceklerdir bu saldırılar karşısında. Türkiye ‘sığınak’ denilebilecek; tüm kardeşlerini kucaklayan bir ülke. Kobanililerin bu süreç içerisinde can derdinde, hükümetimiz ve devletimizde ise onları kucaklama derdinde.”

FOTOĞRAFLI

BAKAN ÇELİK: TÜRKİYE 'SIĞINAK' DENİLEBİLECEK BİR ÜLKE

BAKAN ÇELİK: TÜRKİYE 'SIĞINAK' DENİLEBİLECEK BİR ÜLKE

bakan-avci-okul-yakmak-halk-dusmanligidir-542805bd9eeb2

Bakan Avcı: Okul Yakmak Halk Düşmanlığıdır

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, yakılan her okulun yerine daha güzelini yaptıklarını belirterek, “Okul yakmak terör faaliyetidir ve halk düşmanlığıdır. Öncelikle de o bölgede eğitim hizmeti bekleyen halkımıza düşmanlık etmektir. O halkın çocuklarına düşmanlık etmektir ve o çocukların cahil kalmasına neden olmaktır” dedi.

Nabi Avcı, Bolu’da Vali Ahmet Zahteroğulları’nı makamında ziyaret etti. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Nabi Avcı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun orta öğretimde türbanın serbest olmasıyla ilgili olarak Osmanlı’nın çöküşünü ve eğitim sistemini hatırlatmasıyla ilgili olarak, “Böyle ezbere konuşmalara cevap vermeye gerek yok. Yapılan düzenlemenin ne anlama geldiğini Türk halkı çok güzel anladı. Gerekli tepkiyi de halkımız gösteriyor. O tepkileri ve cevapları da bizde alıyoruz. Bunun bu şekilde magazinleştirilmesi ve polemik konusu yapılması doğru değil. Ben sayın Kılıçdaroğlu’nun o açıklamasını okumadım. Ama öyle bir şey söylemişse de, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu geçenlerde ‘Biz artık böyle şeyleri konuşmayacağız, tartışmayacağız ve polemik konusu yapmayacağız’ demişti. Bu da doğru bir tavır, bunlar polemik konusu olacak şeyler değil. Osmanlı’yla falan da alakası yok” diye konuştu.

Avcı okulların yakılmasıyla ilgili olarak ise “Okul yakmak terör faaliyetidir ve halk düşmanlığıdır. Öncelikle de o bölgede eğitim hizmeti bekleyen halkımıza düşmanlık etmektir. O halkın çocuklarına düşmanlık etmektir ve o çocukların cahil kalmasına neden olmaktır. Bu tür girişimleri ve faaliyetleri şiddetle kınıyoruz. Yıkılan ve yakılan her okulumuzun yerine daha güzelini daha iyisini hemen yapıyoruz. Hiç kimse oradaki eğitim faaliyetlerini kıramaz. Türk Devleti’nin gücüyle de kimse başa çıkamaz.”

Bakan Avcı, daha sonra partisinin il danışma meclisi toplantısına katıldı.

FOTOĞRAFLI

BAKAN AVCI: OKUL YAKMAK HALK DÜŞMANLIĞIDIR

BAKAN AVCI: OKUL YAKMAK HALK DÜŞMANLIĞIDIR

BAKAN AVCI: OKUL YAKMAK HALK DÜŞMANLIĞIDIR

BAKAN AVCI: OKUL YAKMAK HALK DÜŞMANLIĞIDIR

BAKAN AVCI: OKUL YAKMAK HALK DÜŞMANLIĞIDIR

akpde-toplu-istifa-soku-5426ec6bac885

AKP’de Toplu İstifa Şoku!

Cumhuriyet Meydanı Hacı Salih Sokak üzerinde bulunan ilçe başkanlığına gelen yönetim kurulu üyesi 22 kişi, Ak Parti Çorlu İlçe Başkanı İsmet Albayrak’a istifalarını içeren dilekçelerini verdi.

İstida eden üyelerden Mesut Erdoğan, başkan Albayrak’ın yanlış tutum sergilemesi üzerine görevi bıraktıklarını ifade ederek, “Göreve geldiğimiz günden bu yana yönetim kurulunda birlik ve beraberlik bir türlü sağlanamamıştır. Partiyi ve yönetimi A takımı diye nitelendirilen 5-6 kişi ile fikirler ve projeler ele alınmış, yürütmeye tebliğ edilmiş, yönetimin düşünceleri önemsenmeden uygulanmıştır” dedi.

DHA

bekir-bozdag-onu-bana-degil-mahir-unala-sorun-5426ec678cef9

Bekir Bozdağ: Onu Bana Değil Mahir Ünal’a Sorun

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın 12 bin Hakim ve Savcının oyunu şimdine gayrimeşru ilan eden ve Hükümet’in desteklediği YBP’nin seçimleri kazanamaması durumunda “HSYK seçimlerini gayrimeşru sayarız” sözlerine cevap veremedi.

Bakan Bozdağ, “O soruyu açıklama yapan Mahir Ünal”a sorun diyerek geçiştirdi.

Bu sırada bir gazetecinin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın “Kaderimizi 12 bin değil, 55 milyonun oyu belirler” sözleriyle ilgili sorusunu ise duymazlıktan gelerek cevaplayamadı.

Bekir Bozdağ’ın açıklamalarına bakılırsa Mahir Ünal’ın istediğimiz sonuçlar çıkmazsa “HSYK seçimlerini gayrimeşru sayarız” şeklinde yorumlanan sözleri Hükümet’te büyük bir rahatsızlığa neden olduğu ve Bakan’ın “12 bin hakim ve savcının oyuna saygılıyız” açıklaması ile bu sözleri tamir etmek istediği şeklinde değerlendirildii

MAHİR ÜNAL NE DEMİŞTİ?

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, 12 Ekim’de yapılacak HSYK seçimlerini bir zümre kazanırsa gayrimeşru ilan edeceklerini söylemişti.

Ünal, Hükümet’in desteklediği Yargıda Birlik Platformu’nun HSYK seçimlerini kazanamaması durumunda “Gereğini yaparız” sözleri, Hakim ve Savcıları tehdit mi ediyor sorusunu gündeme getirmişti.

Akdoğandan AKPnin HSYK İçin ‘B’ Planı

AKPli Mahir Ünaldan HSYK Seçimiyle İlgili ŞOK Açıklama